KIRCAALİ FORUM -КЪРДЖАЛИ ФОРУМ
Eylül 09, 2010, 08:49:15 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: KIRCAALİ FORUMA HOŞGELDİNİZ
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: MİMAR SİNAN  (Okunma Sayısı 1003 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Can Destan
Full Member
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 200

"Panta rei !"-Heraklitos


E-Posta
« : Ekim 08, 2008, 09:50:20 ÖÖ »

Mimar Sinan   
1489-1588


Mimar Sinan, Koca Sinan diye de anılan, Kanuni Sultan Süleyman dahil üç büyük Osmanlı padişahı döneminde yaşamış, dünyanın en büyük mimar ve yapı sanatçılarından.
 

Mimar Sinan,  Kayseri'nin Ağırnas köyünde dünyaya geldi.
22 yaşında, Yavuz Sultan Selim’in hükümdarlığı sırasında başlatılan ve Rumeli'de olduğu gibi Anadolu'dan da asker devşirmeyi öngören yeni bir uygulama nedeniyle İstanbul'a gelişinin ardından, orduya asker yetiştiren Acemi Oğlanlar Ocağı'na giren ve dülgerliği öğrenen Sinan, burada, yapı işlerinde de görev alırken, çağın önde gelen mimarlarının yanında çalışma fırsatını da elde etti.
1514'te Çaldıran Savaşı ve 1516 – 1520 arasında yapılan Mısır seferlerinden sonra, İstanbul'a dönüşünün ardından Yeniçeri Ocağı'na alınan Sinan, Kanuni döneminde, 1521'de katıldığı Belgrad, 1522'deki Rodos seferlerinden sonra subaylığa yükseldi.
1526 yılında, yayabaşı olarak çıktığı Mohaç seferinden sonra, cephane sorumlusu görevi verilen Mimar Sinan, 1529'da Viyana, 1529 - 1532 arasında Almanya, 1532-1535 arasında da Irak’a düzenlenen, Bağdat ve Tebriz seferlerine katıldı.
Son Bağdat seferinde, Van Gölü'nün üstünden geçecek üç geminin yapımını başarıyla tamamlaması, Sinan’a haseki ünvanını getirdi.
1536'da Pulya seferlerinin ardından çıkılan, 1538 yılındaki Moldova seferinde, Prut Irmağı üstünde yaptığı bir köprüyle dikkatleri üstüne çekerek, Yüksek Dergah Mimarları Başkanı olan ve 1539’da, Mimar Acem Ali'nin ölümü üzerine onun yerine Saray Başmimarı olan Sinan, ölümüne kadar, güncel devlet sisteminde bayındırlık bakanlığı adını almış bu görevi sürdürdü.
Daha sonra ordunun yapı ihtiyacını karşılamaya yönelik kollarda çeşitli görevler üstlenen ve bu çalışmalarıyla öne çıkan Sinan, katıldığı yapım ve onarım çalışmalarıyla ve orduyla birlikte sefere gittiği yerlerde gözlemlediği farklı mimari yapılarla kendini eğitti.
Osmanlı'nın en güçlü çağında yaşayan ve Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murat olmak üzere, üç padişah döneminde mimarbaşılık eden Mimar Sinan, imparatorluğun gücünü simgeleyen mimarlık başyapıtlarının tasarlanıp uygulanmasında en büyük rolün sahibiydi.
Elli yıla yakın süreyi kapsayan, Osmanlı Devleti’nde yaptığı mimarlık görevi boyunca, yapılarında gerçekleştirdiği deneyler ve getirdiği yeniliklerle, zirveye taşıdığı Osmanlı - Türk mimarlığının bireşim sürecini tamamlayarak, arayış aşamasından, klasik döneme geçiren ve hem Doğu, hem Batı ile ilişki içinde oldu. Anadolu ve Akdeniz kültürlerine sahip çıkan bir Osmanlı - Türk İslam mimarlık bileşimi ortaya çıkaran Mimar Sinan, birçoğu İstanbul’da olan, 84 cami, 52 mescit, 57 medrese, 7 okul ve darülkurra, 22 türbe, 17 imaret ve 3 darüşşifa, 7 su yolu kemeri, 8 köprü, 20 kervansaray, 35 köşk ve saray, 6 ambar ve mahzen, 48 hamam ve kaydı olmayanlarla beraber, üç yüz elliyi aşkın yapının baş mimarlığını üstlendi.
Yeniçeri ordusunda bir asker olarak değil, istihkâm işlerinin idare ve tasarımından sorumlu olarak görev yapan Mimar Sinan’ın ilk yapıtı, 1536 – 1537 arasında yaptığı, Halep’teki Hüsreviye Camisi’dir. İstanbul’daki ilk yapıtı 1539’da inşa edilen Haseki Külliyesi olan Sinan’ın, mimarbaşı olduktan sonraki ilk büyük ve önemli yapıtı ise, 1543 – 1548 seneleri arasında yapılan, kendisinin çıraklık dönemi yapıtı olarak tanımladığı dönemde yaptığı, dört ayağın taşıdığı ve dört yarım kubbenin desteklediği bir kubbe ile örtülü olan, içerde daha aydınlık bir mekan yaratmanın amaçlandığı ve dış görünümün kitlesel etkisi azaltılan, İstanbul’daki Şehzade Mehmed Camisi’dir.
Daha Sonra yaptığı, Üsküdar'daki Mihrimah Sultan Camisi'nde, yarım kubbelerin sayısı üçe indirilerek daha rahat bir iç mekan elde etmeyi deneyen Sinan’ın, kalfalık dönemi yapıtı olarak adlandırdığı, Osmanlı - Türk mimarlığının en önemli yapılarından biri olan Süleymaniye Camisi ve Külliyesi'nin yapımında, İstanbul'daki Bayezid Camisi'nde kullanılan taşıyıcı sistem tekrarlanarak, dört ayak üstüne oturan kubbe, mihrap yönündeki yarım kubbelerle desteklenmiştir.
Süleymaniye, Ayasofya ile ortaya çıkan strüktür sorununun, Sinan tarafından ikinci kez ele alınışıdır. Darülkurrası, darüşşifası, hamamı, imareti, altı medresesi, dükkânları ve Kanunî Süleyman ile Hürrem Sultan'ın türbeleriyle büyük bir alana yayılmış kentsel bir düzenleme ve Türkler'in dinsel yapılara toplumsal hizmet yapısı içeriği katmalarının en önemli örneği kabul edilen Süleymaniye’de, kubbe ve yarım kubbeler, yüklerini, uyumlu geçişlerle bir sonrakine iletirler. Dönemin önde gelen tüm sanatçılarının katkıda bulunduğu ve İstanbul'un Haliç'e bakan tepelerinden birinde yer alan bu yapı, her ayrıntısıyla bir bütün olarak ele alındı ve yedi yıl gibi kısa bir sürede bitirilerek, Sinan'ın mimarlığının yanı sıra, organizasyon ve örgütlemedeki becerisini de açığa çıkardı.
Sinan, ustalık dönemi yapıtı olarak nitelendirdiği, Klasik dönem Osmanlı-Türk mimarlık bireşiminin dilini ortaya koyan, kurallarını belirleyen çok önemli bir başyapıt olan Selimiye Camisi’nde, İstanbul'daki Rüstem Paşa Camisi'nde çözmeye kubbeyi sekizgen bir plan üstüne oturtma sorunu tekrar ele alarak uyguladı. 31 metreyi geçen çapıyla, en büyük kubbesini inşa eden Sinan’ın, külliye'nin öteki yapılarını camiye göre arka planda tuttuğu Selimiye, strüktür mekân oluşumu, oranları ve süslemeleriyle Osmanlı’nın en önemli mimari yapılarının başında gelir.
1557’de tamamladığı ve kendisine “Koca” ünvanını getiren, Süleymaniye Camisi, Mimar Sinan’ın başyapıtıdır.
Sultan III. Murad döneminde Mekke’nin onarımı için Hicaz’a gönderilen Sinan, 1573’te tamamladığı, Kasımpaşa’daki Kaptanıderya Piyale Paşa Camisi’nde eski ulucamilerin planına dönüş yaparak, kuruluş döneminin özellikleriyle, uzun mimarlık hayatı süresince edindiği deneyimlerin sentezini uyguladı.
Birçok eski yapının onarımı ve restorasyonunda da görev alan Mimar Sinan, bütün yaşamı boyunca, İstanbul, Edirne, Ankara, Kayseri, Erzurum, Manisa, Bolu, Çorum, Lüleburgaz, Kütahya, Gebze, Babaeski, Çorlu, Bolvadin, vb. Anadolu kentleriyle, Halep, Şam, Sofya, Hersek, Budin, Rusçuk gibi, imparatorluğun her yanına dağılmış topraklarda suyolları, çeşmeler, camiler, külliyeler, medreseler yaptı. Bu yapıların bazılarının inşasında bizzat kendisi bulunmasa da, öğrencilerini ya da kendine bağlı mimarlar grubunu görevlendirirdi.
Her zaman işleve, taşıyıcı sisteme, yapının bulunduğu yere göre en uygun olacak biçimi araştıran Sinan’ın türbeleri, bu denemeci tutumunu öteki işlevlerde de sürdürdüğü düşünce tarzını yansıtır. Sinan'ın yapılarının, yola çıkış noktası geleneksel biçim ve plan şemaları olmasına karşın, bunlara katı bir biçimde bağlı kalmayan, koşulların gerektirdiği yerlerde yeni biçimlere yönelen ve böylece eski ile yeni arasında bir bağ oluşturabilen Sinan’ın yapıları, mimarlık bakımından olduğu kadar mühendislik bakımından da öneme sahiptir.
Bu tarzıyla, "ser mimârân-ı cihan ve mühendisân-ı devran, dünyadaki mimarların ve zaman içindeki mühendislerin başı" şeklinde anılan Sinan’ın yapılarının çoğunun, 400 sene sonra bile ayakta duruyor, hatta kullanılıyor olması, onların taşıyıcı sistemlerine olduğu kadar temellerine de özen gösterilmiş olmasındandır.
Mimar Sinan’ın klasik dönem olarak adlandırılan mimarlık anlayışı Ayas, Şecca, Acem Ali, Küçük Sinan, Davut Ağa, Ahmet Ağa, Kemalettin, Yusuf Mehmet Ağa, Süleyman Ağa, Muslihittin, Hüseyin Çavuş, Hacı Hasan, İbrahim gibi mimarlar tarafından sürdürülmüştür.
İstanbul'un su sorununu çözmekle görevlendirilen Sinan’ın mühendis yanı su yolları ve köprüleri yaparken ortaya çıktı. Bentleri, tünelleri, su yolları ve su yolu kemerleriyle, biriktirme ve dağıtma yapılarıyla, uzunluğu 50 kilometreyi aşan ve Kırkçeşme adıyla anılan su yapılar inşa eden Sinan, bu yapıların bazılarında zamanın mühendislik bilgilerini de aşan çeşitli tasarımlara imza attı.
Yapım yöntemlerinin, yapı malzemeleri ve yerel - iklimsel koşullarla uyum içinde olduğu Mimar Sinan döneminde, ortaya çıkan biçimler, toplumun büyük bir çoğunluğunca benimsenen simgelere dönüştü ve mimarlığı uyumlu ve kendi içinde tutarlı bir birleşime götürme yolundaki çalışmaları, yapıya katkıda bulunan öteki sanatları da etkileyerek, imparatorluğun her yerinde ki yapı eylemleri için yol gösterici oldu.
Selçuklu ve erken Osmanlı dönemlerine kıyasla daha rasyonel ve ölçülü olan, gerçekçiliğe, sade ve net anlatıma dayanan Osmanlı klâsik mimarisi, kendine güvenen, yetenekli ve deneyimli bir mimar olan Sinan'la zirveye çıktı ve 50 yılda oluşan bu tarz, Osmanlı’nın siyasal ve ekonomik gücünün dorukta olduğu dönemi ile aynı zaman diliminde, Mimar Sinan’ın dehasıyla özgün ve üniversal bir ifadeye kavuşarak, hayat buldu.
Hünkâr, paşalar ve özellikle saraya damat olan zengin vezirler tarafından, siyasal gücün aracı olarak kullanılan anıtsal mimari deşteklenmesiyle, Mimar Sinan’a bağlı olan Hassa Mimarları Ocağı, devletten her türlü yardımı görerek, rahat bir ortamda çalışma olanağı buldu ve anıtsal yapılar çok kısa süreler içinde inşa edilebildi.
O dönemin Avrupası’nda, Roma’da inşası 160 yıl süren San Pietro Katedrali ve Londra’da, Sir Christopher Wren tarafından, 40 yılda tamamlanabilen St. Pauls Katedrali göz önünde bulundurulduğunda, Sinan’ın, İstanbul’daki Süleymaniye Külliyesi’ni 7, Edirne’deki Selimiye Camisi’ni de 6 yılda tamamlamış olması, 16. Yüzyıl Osmanlı mimarlık ve yapı kurumlarının hızlı ve verimini kanıtlar.
17 Temmuz 1588'de İstanbul'da öldüğünde ardından yüzlerce mimari eser bırakan Mimar Sinan’ın beyaz taşlı, sade bir yapı olan türbesi, Süleymaniye Külliyesi’ndeki, Haliç duvarının önündedir.
Mustafa Kemal Atatürk, yapılarının etkisi ölümünden sonra da süren ve her dönemde saygınlığını koruyan Mimar Sinan’ın, bilimsel olarak araştırılmasını ve bir heykelinin yapılmasını istedi.
1982'de, daha sonradan İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi olmak üzere oluşturulan üniversiteye onun adı verildi.

*  *  *
Alıntı: http://www.biyografi.info/kisi/mimar-sinan

Kayıtlı

"İRADENİ İDARE ET,VİCDANININ ESİRİ OL !"
             -Mevlana
 .
suzy
Global Moderator
Hero Member
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2398


İnsanlara üçüncü bir şans verme - ikide kal...


Site E-Posta
« Yanıtla #1 : Ekim 09, 2008, 01:50:04 ÖÖ »

Çok güzel bir konu , teşekkürler  sn Can Destan , ellerinize sağlık .  Smiley
Kayıtlı

Can Destan
Full Member
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 200

"Panta rei !"-Heraklitos


E-Posta
« Yanıtla #2 : Ekim 10, 2008, 10:50:52 ÖS »

http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Mimar_Sinan'%C4%B1n_eserleri

Kategori:MİMAR SİNAN'IN  ESERLERİ
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Maddeler:
A
Abdurrahman Paşa Camii
Ahi Çelebi Camii
B
Barbaros Hayreddin Paşa Türbesi
D•   
Drağman Yunus Camii
Drina Köprüsü (yapı)
E
Ebulfazl Camii
Eski Valide Camii
F•   
Ferhad Paşa Camii, Çatalca
•Ferruh Kethüda Camii
G
Gazi Ahmet Paşa Camii
H•   
Hadım İbrahim Paşa Camii
Hamami Hatun Camii
Has Odabaşı Camii
Haseki Camii (İstanbul)
Haseki Hamamı
Haseki Külliyesi
K•   
Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü
Kanuni Sultan Süleyman Çeşmesi
Kara Camii
Kayseri'de taş ve ahşap işlemeciliği
Kazasker İvaz Efendi Camii
Kurşunlu Han
Kılıç Ali Paşa Camii
Kırık Kemer
M
•   Mağlova Kemeri
•   Mihrimah Sultan Camii (Edirnekapı)
•   Mihrimah Sultan Camii (Üsküdar)
•   Mimar Sinan Mescidi
•   Molla Çelebi Camii
N•   
Nişancı Mehmet Paşa Camii
P
•   
Piyale Paşa Camii
R•   
Ramazan Efendi Camii
Rüstem Paşa Camii
Rüstem Paşa Kervansarayı
S
•   Selimiye Camii
•   Sinan Paşa Camii
•   Sokollu Mehmed Paşa Külliyesi (Kadırga)
•   Sokollu Mehmet Paşa Camii (Azapkapı)
•   Sokullu Mehmet Paşa Camii (Büyükçekmece)
•   Süleymaniye Camii
Y
•   Yahya Efendi Türbesi
Z
   Zal Mahmud Paşa Camii
Ç
•   Çavuşbaşı Camii
İ
•   İskender Paşa Camii, İstanbul
Ş
•   Şah Sultan Camii
•   Şehzade Camii

"http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Mimar_Sinan%27%C4%B1n_eserleri" adresinden alındı.

« Son Düzenleme: Ekim 10, 2008, 10:56:15 ÖS Gönderen: Can Destan » Kayıtlı

"İRADENİ İDARE ET,VİCDANININ ESİRİ OL !"
             -Mevlana
 .
suzy
Global Moderator
Hero Member
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2398


İnsanlara üçüncü bir şans verme - ikide kal...


Site E-Posta
« Yanıtla #3 : Ekim 15, 2008, 12:17:47 ÖÖ »


Mimar Sinan


http://tr.wikipedia.org/wiki/Mimar_Sinan




Mimar Sinan portresi
Doğumu
29 Mayıs 1489
Kayseri, Osmanlı Devleti
Ölümü
9 Nisan 1588
İstanbul, Osmanlı Devleti

...

Şehzade Camii


Mimar Sinan’ın Mimarbaşı olduktan sonra verdiği üç büyük eser, onun sanatının gelişmesini gösteren basamaklardır. Bunların ilki İstanbul'daki Şehzade Camii ve külliyesidir. Dört yarım kubbenin ortasında merkezi bir kubbe tarzında inşa edilen Şehzade Camii, daha sonra yapılan bütün camilere örnek teşkil etmiştir.



Süleymaniye Camisi


Süleymaniye Camii, Mimar Sinan’ın İstanbul’daki en muhteşem eseridir. Kendi tabiriyle kalfalık döneminde, 1550-1557 yılları arasında yapılmıştır.



Selimiye Camisi


Mimar Sinan’ın en büyük eseri ise, seksen yaşında yaptığı ve "ustalık eserim" diye takdim ettiği, Edirne’deki Selimiye Camiidir (1575).

AYASOFYA


Mimar Sinan, Mimarbaşı olduğu sürece birbirinden çok değişik konularla uğraştı. Zaman zaman eskileri restore etti. Bu konudaki en büyük çabalarını Ayasofya için harcadı. 1573’te Ayasofya’nın kubbesini onararak çevresine, takviyeli duvarlar yaptı ve eserin bu günlere sağlam olarak gelmesini sağladı. Eski eserlerle abidelerin yakınına yapılan ve onların görünümlerini bozan yapıların yıkılması da onun görevleri arasındaydı. Bu sebeplerle Zeyrek Camii ve Rumeli Hisarı civarına yapılan bazı ev ve dükkanların yıkımını sağladı.
....


Eşleri - Çocukları

Suphi Saatçi'ye göre adına düzenlenen vakfiye uyarınca Sinan'ın eşinin adı Mahmut kızı Mihri Hatun'dur. Biri Sinan hayattayken şehit olan oğlu Mehmed diğeri Neslihan ve Ümmühan olmak üzere üç çocuğu vardır. Tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı ise beş kızı ve iki oğlu olduğunu yazar. Sinan'ın Gülruh ve Mihri isimli iki eşi olmuştur.



Mimar Sinan 1566

Eserleri

Mimar Sinan 84 cami, 52 mescit, 57 medrese, 7 darül-kurra, 20 türbe, 17 imaret, 3 darüşşifa (hastane), 5 su yolu, 8 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 de hamam olmak üzere 365 eser vermiştir. [14]

Camiler

   1. İstanbul Süleymâniye Câmii,
   2. İstanbul Şehzâdebaşı Câmii,
   3. Haseki Camii,
   4. Mihrimah Sultan Camii - Edirnekapı
   5. Mihrimah Sultan Câmii - Üsküdar’da, iskelede
   6. Rüstem Paşa Câmii (Tahtakale’de),
   7. Sokullu Mehmed Paşa Câmii (Kadırga Limanında),
   8. Sokullu Mehmed Paşa Câmii (Azapkapısı’nda),
   9. Sokullu Mehmed Paşa Câmii (Büyükçekmece)
  10. Odabaşı Câmii (Yenikapı yakınında),
  11. Hamâmî Hâtun Câmii (Sulumanastır’da),
  12. Ferruh Kethüdâ Câmii (Balat Kapısı içinde),
  13. Kara Camii - Sofya
  14. Kazasker İvaz Efendi Camii
  15. Kılıç Ali Paşa Camii (Tophane’de),
  16. Ahî Çelebi Câmii (İzmir İskelesi yakınında),
  17. Ebü’l-Fazl Câmii (Tophâne üstünde),
  18. Sinan Paşa Camii (Beşiktaş’ta),
  19. Eski Vâlide Câmii (Üsküdar’da),
  20. Ferhad Paşa Câmii (Çatalca’da),
  21. Drağman Yunus Camii
  22. Gazi Ahmet Paşa Camii
  23. Hadım İbrahim Paşa Camii
  24. Abdurrahman Paşa Camii (Kastamonu, Tosya'da)
  25. Molla Çelebi Camii
  26. Nişancı Paşa Çelebi Câmii (Kiremitlik’te),
  27. Piyale Paşa Camii
  28. Rüstem Paşa Câmii - Tahtakale
  29. Selimiye Camii - Edirne
  30. Zâl Mahmûd Paşa Câmii - Eyüp
  31. Çavuşbaşı Camii - Sütlüce
  32. İskender Paşa Câmii (Kanlıca’da),
  33. Şah Sultan Camii - Eyüp
  34. Şehzade Camii - Şehzadebaşı
  35. Şehzâde Cihangir Câmii (Tophâne’de),
  36. Şemsi Ahmed Paşa Câmii (Üsküdar’da),
  37. Osman Şah Vâlidesi Câmii (Aksaray’da),
  38. Sultan Bâyezîd Kızı Câmii (Yenibahçe’de),
  39. Ahmed Paşa Câmii (Topkapı’da),
  40. Sokullu Mehmed Paşa Câmii (Hafsa’da, Trakya),
  41. Sokullu MehmedPaşa Câmii (Burgaz’da),
  42. İbrâhim Paşa Câmii (Silivrikapı’da),
  43. Bâli Paşa Câmii (Hüsrev Paşa Türbesi yakınında,
  44. Hacı Evhad Câmii (Yedikule yakınında),
  45. Kazasker Abdurrahmân Çelebi Câmii (Molla Gürânî’de),
  46. Mahmûd Ağa Câmii (Ahırkapı yakınında),
  47. Hoca Hüsrev Câmii (Kocamustafapaşa’da),
  48. Defterdar Süleymân Çelebi Câmii (Üsküplü Çeşmesi yakınında),
  49. Yunus Bey Câmii (Balat’ta),
  50. Hürrem Çavuş Câmii (Yenibahçe yakınında),
  51. Sinan Ağa Câmii (Kâdı Çeşmesi yakınında),
  52. Süleymân Subaşı Câmii (Unkapanı’nda),
  53. Kasım Paşa Câmii (Tersâne yakınında),
  54. Muhiddin Çelebi Câmii (Tophâne’de),
  55. Molla Çelebi Câmii (Tophâne Beşiktaş arasında),
  56. Çoban Mustafa Paşa Câmii (Gebze’de),
  57. Pertev Paşa Câmii (İzmit’te),
  58. Rüstem Paşa Câmii (Sapanca’da),
  59. Rüstem Paşa Câmii (Samanlı’da),
  60. Rüstem Paşa Câmii (Bolvadin’de),
  61. Rüstem Paşa Câmii (Rodoscuk’ta),
  62. Mustafa Paşa Câmii (Bolu’da),
  63. Ferhad Paşa Câmii (Bolu’da),
  64. Mehmed Bey Câmii (İzmit’te),
  65. Osman Paşa Câmii (Kayseri’de),
  66. Hacı Paşa Câmii (Kayseri’de),
  67. Cenâbî Ahmed Paşa Câmii (Ankara’da),
  68. Lala Mustafa Paşa Câmii (Erzurum’da),
  69. Sultan Alâeddin Selçûkî Câmiinin (Çorum’da) yenilenmesi,
  70. Abdüsselâm Câmiinin (İzmit’te)yenilenmesi,
  71. Kiliseden dönme Eski Câminin (İznik’te)Sultan Süleymân tarafından yeniden yaptırılması,
  72. Hüsreviye (Hüsrev Paşa)Câmii (Haleb’de),
  73. Sultan Murâd Câmii (Manisa’da),
  74. Orhan Câmiinin (Kütahya’da)yenilenmesi,
  75. Kâbe-i şerîfin kubbelerinin tâmiri,
  76. Hüseyin Paşa Câmii (Kütahya’da),
  77. Sultan Selim Câmii (Karapınar’da),
  78. Sultan Süleymân Câmii (Şam, Gök Meydanda),
  79. Taşlık Câmii (Mahmûd Paşa için, Edirne’de),
  80. Defterdar Mustafa Çelebi Câmii (Edirne’de),
  81. Haseki Sultan Câmii (Edirne, Mustafa Paşa Köprüsü başında),
  82. Cedid Ali Paşa Câmii (Babaeski’de),
  83. Semiz Ali Paşa Câmii (Ereğli’de),
  84. Bosnalı MehmedPaşa Câmii (Sofya’da),
  85. Sofu MehmedPaşa Câmii (Hersek’te),
  86. Maktul Mustafa Paşa Câmii (Budin’de),
  87. Firdevs Bey Câmii (Isparta’da),
  88. Memi Kethudâ Câmii (Ulaşlı’da),
  89. Tatar Han Câmii (Kırım, Gözleve’de),
  90. Vezir Osman Paşa Câmii (Tırhala’da),
  91. Rüstem Kethüdâsı Mehmed Bey Câmii (Tırhala’da),
  92. Mesih Mehmed Paşa Câmii (Yenibahçe’de).


Medreseler

   1. Sultan Süleymân Medresesi (Mekke’de),
   2. Süleymâniye Medreseleri (İstanbul’da),
   3. Yavuz Sultan Selim Medresesi (Halıcılar Köşkünde),
   4. Sultan Selim Medresesi (Edirne’de),
   5. Sultan Süleymân Medresesi (Çorlu’da),
   6. Şehzâde Sultan Mehmed Medresesi (İstanbul’da),
   7. Haseki Sultan Medresesi (Avratpazarı’nda),
   8. Vâlide Sultan Medresesi (Üsküdar’da),
   9. Kahriye Medresesi (Sultan Selim yakınında),
  10. Mihrimah Sultan Medresesi (Üsküdar’da),
  11. Mihrimah Sultan Medresesi (Edirnekapı’da),
  12. MehmedPaşa Medresesi (Kadırga’da),
  13. MehmedPaşa Medresesi (Eyüp’te),
  14. Osman Şah Vâlidesi Medresesi (Aksaray yakınında),
  15. Rüstem Paşa Medresesi (İstanbul’da),
  16. Ali Paşa Medresesi (İstanbul’da), 17i.lşiplş.ml.çmö)AhmedPaşa Medresesi (Topkapı’da),
  17. Sofu MehmedPaşa Medresesi (İstanbul’da),
  18. İbrâhim Paşa Medresesi (İstanbul’da),
  19. Sinân Paşa Medresesi (Beşiktaş’ta),
  20. İskender Paşa Medresesi (Kanlıca’da),
  21. Kasım Paşa Medresesi,
  22. Ali Paşa Medresesi (Babaeski’de),
  23. Mısırlı Mustafa Paşa Medresesi (Gebze’de),
  24. Ahmed Paşa Medresesi (İzmit’te),
  25. İbrâhim Paşa Medresesi (Îsâ Kapısında),
  26. Şemsi Ahmed Paşa Medresesi (Üsküdar’da),
  27. Kapı Ağası Mahmûd Ağa Medresesi (Ahırkapı’da),
  28. Kapıağası Câfer Ağa Medresesi (Soğukkuyu’da),
  29. Ahmed Ağa Medresesi (Çapa’da),
  30. Hâmid Efendi Medresesi (Filyokuşu’nda),
  31. Mâlûl Emir Efendi Medresesi (Karagümrük’te),
  32. Ümm-i Veled Medresesi (Karagümrük’te),
  33. Üçbaş Medresesi (Karagümrük’te),
  34. Kazasker Perviz Efendi Medresesi (Fâtih’te),
  35. Hâcegizâde Medresesi (Fâtih’te),
  36. Ağazâde Medresesi (İstanbul’da),
  37. Yahya Efendi Medresesi (Beşiktaş’ta),
  38. Defterdar Abdüsselâm Bey Medresesi (Küçükçekmece’de),
  39. Tûtî Kâdı Medresesi (Fâtih’te),
  40. Hakîm Mehmed Çelebi Medresesi (Küçükkaraman’da),
  41. Hüseyin Çelebi Medresesi (Çarşamba’da),
  42. Şahkulu Medresesi (İstanbul’da),
  43. Emin Sinân Efendi Medresesi (Küçükpazar’da),
  44. Yunus Bey Medresesi (Draman’da),
  45. Karcı Süleyman Bey Medresesi,
  46. Hâcce Hâtun Medresesi (Üsküdür’da),
  47. Defterdar Şerifezâde Medresesi (Kâdıçeşmesi’nde),
  48. Kâdı Hakîm Çelebi Medresesi (Küçükkaraman’da),
  49. Kirmasti Medresesi,
  50. Sekban Ali Bey Medresesi (Karagümrük’te),
  51. Nişancı MehmedBey Medresesi (Altımermer’de),
  52. Kethüdâ Hüseyin Çelebi Medresesi (SultanSelim’de),
  53. Gülfem Hâtun Medresesi (Üsküdar’da),
  54. Hüsrev Kethüdâ Medresesi (Ankara’da),
  55. Mehmed Ağa Medresesi (Çatalçeşme’de).

Külliyeler

   1. Haseki Külliyesi
   2. Sokollu Mehmed Paşa Külliyesi

Dârülkurrâlar

   1. SultanSüleymanHanDârülkurrâası (İstanbul’da),
   2. Vâlide Sultan Dârülkurrâsı (Üsküdar’da),
   3. Hüsrev Kethüdâ Dârülkurrâsı (İstanbul’da),
   4. Mehmed Paşa Dârülkurrâsı (Eyüp’te),
   5. Müftü Sa’di Çelebi Dârülkurrâsı (Küçükkaraman’da),
   6. Sokullu MehmedPaşa Dârülkurrâsı (Eyüp’te),
   7. Kâdızâde Efendi Dârülkurrâsı (Fâtih’te).

Türbeler

   1. Yahya Efendi Türbesi (Beşiktaş’ta),
   2. Barbaros Hayreddin Paşa Türbesi (Beşiktaş’ta),
   3. Arap AhmedPaşa Türbesi (Fındıklı’da),
   4. Sultan Süleymân Türbesi (Süleymaniye’de),
   5. Şehzâde Sultan MehmedTürbesi (Şehzâdebaşı’nda),
   6. SultanSelim Türbesi (Ayasofya civârında),
   7. Hüsrev Paşa Türbesi (Yenibahçe’de),
   8. ŞehzâdelerTürbesi (Ayasofya’da),
   9. Vezir-i âzam RüstemPaşa Türbesi (Şehzâde Türbesi yakınında),
  10. Ahmed Paşa Türbesi (Eyüp’te),
  11. MehmedPaşa Türbesi (Topkapı’da),
  12. Çocukları için inşâ ettiği türbe,
  13. Siyavuş Paşa Türbesi (Eyüp’te),
  14. Siyavuş Paşanın çocukları için yapılan türbe (Eyüp’te),
  15. Zâl Mahmûd Paşa Türbesi (Eyüp’te),
  16. Şemsi Ahmed Paşa Türbesi (Üsküdar’da),
  17. Kılıç Ali Paşa Türbesi (Tophâne’de),
  18. Pertev Paşa Türbesi (Eyüp’te),
  19. Şâh-ı Hûban Türbesi (Üsküdar’da,
  20. Haseki Hürrem Sultan Türbesi (Süleymaniye’de).

İmâretler

   1. SultanSüleymân İmâreti (Süleymaniye’de),
   2. Haseki Sultan İmâreti (Mekke’de),
   3. Haseki Sultan İmâreti (Medîne’de),
   4. Mustafa Paşa Köprüsü başında bir imâret (Edirne’de),
   5. SultanSelim İmâreti (Karapınar’da),
   6. SultanSüleymân İmâreti (Şam’da),
   7. Şehzâde Sultan Mehmed İmâreti (İstanbul’da),
   8. SultanSüleymân İmâreti (Çorlu’da),
   9. Vâlide Sultan İmâreti (Üsküdar’da),
  10. Mihrimah Sultan İmâreti (Üsküdar’da),
  11. Sultan Murâd İmâreti (Manisa’da),
  12. Rüstem Paşa İmâreti (Rodoscuk’ta),
  13. Rüstem Paşa İmâreti (Sapanca’da),
  14. MehmedPaşa İmâreti (Burgaz’da),
  15. MehmedPaşa İmâreti (Hafsa’da),
  16. Mustafa Paşa İmâreti (Gebze’de),
  17. MehmedPaşa İmâreti (Bosna’da).

Dârüşşifâlar

   1. SultanSüleymân Dârüşşifâsı (Süleymaniye’de),
   2. Haseki Sultan Dârüşşifâsı (Haseki’de),
   3. Vâlide Sultan Dârüşşifâsı (Üsküdar’da)

Su Yolları Kemerleri

   1. Bend Kemeri (Kağıthâne’de),
   2. Uzun Kemer (Kemerburgaz’da),
   3. Mağlova Kemeri(Kemerburgaz’da),
   4. Gözlüce Kemer (Cebeciköy’de),
   5. Müderris köyü yakınındaki kemer (Kemerburgaz’da).
   6. Kırık Kemer

Köprüler


   1. Büyükçekmece Köprüsü,
   2. Silivri Köprüsü,
   3. Mustafa Paşa Köprüsü (Meriç üzerinde),
   4. Sokullu MehmedPaşa Köprüsü (Tekirdağ’da),
   5. Odabaşı Köprüsü (Halkalıpınar’da),
   6. Kapıağası Köprüsü (Harâmidere’de),
   7. MehmedPaşa Köprüsü (Sinanlı’da),
   8. Vezir-i âzam Mehmed Paşa (Mostar) Köprüsü (Bosna’da, Vişigrad kasabasında).
   9. Drina Köprüsü
  10. Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü

Kervansaraylar

   1. Kervansaray (Sultan Süleymân İmâreti yakınında),
   2. Kervansaray (Büyükçekmece’de),
   3. RüstemPaşa Kervansarayı (Rodosçuk’ta),
   4. KebecilerKervansarayı (Bitpazarı’nda),
   5. Rüstem Paşa Kervansarayı (Galata’da),
   6. Ali Paşa Kervansarayı (Bursa’da),
   7. Ali Paşa Kervansarayı (Bitpazarı’nda),
   8. Pertev Paşa Kervansarayı (Vefâ’da),
   9. Mustafa Paşa Kervansarayı (Ilgın’da),
  10. Rüstem Paşa Kervansarayı (Sapanca’da),
  11. Rüstem Paşa Kervansarayı (Samanlı’da),
  12. Rüstem Paşa Kervansarayı (Karışdıran’da),
  13. RüstemPaşa Kervansarayı (Akbıyık’ta),
  14. Rüstem Paşa Kervansarayı (Karaman Ereğlisi’nde),
  15. Hüsrev Kethüdâ Kervansarayı (İpsala’da)
  16. MehmedPaşa Kervansarayı (Hafsa’da),
  17. Mehmed Paşa Kervansarayı (Burgaz’da),
  18. RüstemPaşa Kervansarayı (Edirne’de),
  19. Ali Paşa Çarşısı ve Kervansarayı (Edirne’de),
  20. İbrâhim Paşa Kervansarayı (İstanbul’da).

Saraylar

   1. Saray-ı atîk tâmiri (Beyazıt’ta),
   2. Saray-ı cedîd-i hümâyûn tâmiri (Topkapı’da),
   3. Üsküdar Sarayının tâmiri (Üsküdar’da),
   4. Galatasarayın eski yerine yeniden inşâsı (Galatasaray’da),
   5. Atmeydanı Sarayının yeniden inşâsı (Atmeydanı’nda),
   6. İbrâhim Paşa Sarayı (Atmeydanı’nda),
   7. Yenikapı Sarayının yeniden inşâsı (Silivrikapı’da),
   8. Kandilli Sarayının yeniden inşâsı (Kandilli’de),
   9. Fenerbahçe Sarayının yeniden inşâsı (Fenerbahçe’de),
  10. İskender Çelebi Bahçesi Sarayının yeniden inşâsı (İstanbul şehir dışında),
  11. Halkalı Pınar Sarayının yeniden inşâsı (Halkalı’da),
  12. Rüstem Paşa Sarayı (Kadırga’da),
  13. MehmedPaşa Sarayı (Kadırga’da),
  14. Mehmed Paşa Sarayı (Ayasofya yakınında),
  15. MehmedPaşa Sarayı (Üsküdar’da),
  16. Rüstem Paşa Sarayı (Üsküdür’da),
  17. Siyavuş Paşa Sarayı (İstanbul’da),
  18. Siyavuş Paşa Sarayı (Üsküdar’da),
  19. Siyavuş Paşa Sarayı (Üsküdar’da),
  20. Siyavuş Paşa Sarayı (yine Üsküdar’da),
  21. Ali Paşa Sarayı (İstanbul’da),
  22. AhmedPaşa Sarayı (Atmeydanı’nda),
  23. Ferhad Paşa Sarayı (Bâyezîd civârında),
  24. Pertev Paşa Sarayı (Vefâ Meydanında),
  25. SinânPaşa Sarayı (Atmeydanı’nda),
  26. Sofu MehmedPaşa Sarayı (Hocapaşa’da),
  27. Mahmûd Ağa Sarayı (Yenibahçe’de),
  28. MehmedPaşa Sarayı (Halkalı yakınında Yergöğ’de),
  29. Şâh-ı Hûbân Kadın Sarayı (Kasımpaşa Çeşmesi yakınında),
  30. Pertev Paşa Sarayı (şehrin dışında),
  31. AhmedPaşa Sarayı (şehrin dışında),
  32. AhmedPaşa Sarayı (Taşra Çiftlik’te),
  33. AhmedPaşa Sarayı (Eyüp’te),
  34. Ali Paşa Sarayı (Eyüp’te),
  35. MehmedPaşa Sarayı (şehrin dışında, Rüstem Çelebi Çiftliğinde),
  36. Mehmed Paşa Sarayı (Bosna’da),
  37. Rüstem Paşa Sarayı (İskender Çelebi Çiftliğinde).

Mahzenler


   1. Buğday mahzeni (Galata Köşesinde),
   2. Zift Mahzeni (Tersâne-i Âmirede),
   3. Anbar (sarayda),
   4. Anbar (Has Bahçe Yalısında),
   5. Mutbak ve kiler (sarayda),
   6. Mahzen (Unkapanı’nda),
   7. İki adet anbar (Cebehâne yakınında),
   8. Kurşunlu Mahzen (Tophâne’de).

Hamamlar [değiştir]

   1. SultanSüleymân Hamamı (İstanbul’da),
   2. Sultan Süleymân Hamamı (Kefe’de),
   3. Üç Kapılı Hamam (Topkapısarayında),
   4. Üç Kapılı Hamam (Üsküdar Sarayında),
   5. Haseki Sultan Hamamı (Ayasofya yakınında),
   6. Haseki Sultan Hamamı (Bahçekapı’da),
   7. Haseki Sultan Hamamı (Yahudiler içinde),
   8. Vâlide SultanHamamı (Üsküdar’da),
   9. Vâlide SultanHamamı (Karapınar’da),
  10. Vâlide SultanHamamı (Cibâli Kapısında),
  11. Mihrimah SultanHamamı (Edirnekapı’da),
  12. Lütfi Paşa Hamamı (Yenibahçe’de),
  13. MehmedPaşa Hamamı (Galata’da),
  14. MehmedPaşa Hamamı (Edine’de),
  15. Kocamustafapaşa Hamamı (Yenibahçe’de),
  16. İbrâhim Paşa Hamamı (Silivrikapı’da),
  17. Kapıağası Yâkub Ağa Hamamı (Sulumanastır’da),
  18. Sinân Paşa Hamamı (Beşiktaş’ta),
  19. Molla Çelebi Hamamı (Fındıklı’da),
  20. Kaptan Ali Paşa Hamamı (Tophâne’de),
  21. Kaptan Ali Paşa Hamamı (Fenerkapı’da),
  22. Müfti Ebüssü’ûd Efendi Hamamı (Mâcuncu Çarşısında),
  23. Mîrmirân Kasımpaşa Hamamı (Hafsa’da),
  24. Merkez Efendi Hamamı (Yenikapı dışında),
  25. Nişancı Paşa Hamamı (Eyüp’te),
  26. Hüsrev Kethüdâ Hamamı (Ortaköy’de),
  27. Hüsrev Kethüdâ Hamamı (İzmit’te),
  28. Hamam (Çatalca’da),
  29. RüstemPaşa Hamamı (Sapanca’da),
  30. Hüseyin Bey Hamamı (Kayseri’de),
  31. Sarı Kürz Hamamı (İstanbul’da),
  32. Hayreddin Paşa Hamamı (Zeyrek’te),
  33. Hayreddin Paşa Hamamı (Karagümrük’te),
  34. Yâkub Ağa Hamamı (Tophâne’de),
  35. Haydar Paşa Hamamı (Zeyrek’te),
  36. İskender Paşa Hamamı,
  37. Odabaşı Behruzağa Hamamı (Şehremini’de),
  38. Kethüdâ Kadın Hamamı (Akbaba’da),
  39. Beykoz Hamamı,
  40. Emir Buhârî Hamamı (Edirnekapı dışında),
  41. Hamam (Eyüp’te),
  42. Dere Hamamı (Eyüp’te),
  43. Sâlih Paşazâde Hamamı (Yeniköy’de),
  44. Sultan Süleymân Hamamı (Mekke’de),
  45. HayreddinPaşa Hamamı (Tophâne’de),
  46. Hayreddin Paşa Hamamı (Kemeraltı’nda),
  47. Rüstem Paşa Hamamı (Cibâli’de),
  48. Vâlide SultanHamamı (Üsküdar’da)




Kayıtlı

suzy
Global Moderator
Hero Member
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2398


İnsanlara üçüncü bir şans verme - ikide kal...


Site E-Posta
« Yanıtla #4 : Ekim 15, 2008, 12:29:55 ÖÖ »







mimar_sinan_moglova_kemeri

Maglova Aqueduct
Built:    1554 - 1562
Location:    Near Istanbul, Istanbul, Turkey
Crosses:    Alibey River
   
Aqueduct of Mimar Sinan
Click on the image to enlarge it.
There is a total of 2 images.
Structural Type:

Persons involved with this structure
Legend: Phase of works
Role   Name   Structures in this project
Designer    Mimar Koca Sinan ibn Abd al-Mannan

........................................................................




Kayıtlı

suzy
Global Moderator
Hero Member
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2398


İnsanlara üçüncü bir şans verme - ikide kal...


Site E-Posta
« Yanıtla #5 : Ekim 15, 2008, 12:35:41 ÖÖ »

Mimar Sinan (1490-1588)

Türk, mimar. Dünyanın en büyük yapı sanatçılarından biridir.

Kayseri’nin Ağırnas köyünde doğdu, 17 Temmuz 1588′de İstanbul’da öldü. Doğum tarihi kesin değildir. Ailesine ve yaşamına ilişkin kimi zaman yetersiz ve çelişkili bilgiler, çağdaşı Sâi Mustafa Çelebi’nin onun ağzından yazdıklarına, mimarbaşı olduğu dönemden kalan yazışmalara, kendi vakfiyesine ve yazarı bilinmeyen belge ve kitaplara dayanmaktadır. Kaynaklara göre Sinan, I. Selim (Yavuz) padişah olduktan sonra başlatılan ve Rumeli’de olduğu gibi Anadolu’dan da asker devşirmeyi öngören yeni bir uygulama uyarınca 1512′de devşirilerek İstanbul’a getirildi. Orduya asker yetiştiren Acemi Oğlanlar Ocağı’na verildi, 1514′te Çaldıran Savaşı’nda 1516-1520 arasında da Mısır seferlerinde bulundu. İstanbul’a dönünce Yeniçeri Ocağı’na alındı. I. Süleyman (Kanuni) döneminde 1521′de Belgrad, 1522′de Rodos seferlerine katıldı, subaylığa yükseldi. 1526′da katıldığı Mohaç seferinden sonra zemberekçibaşı (baş teknisyen) oldu. 1529′da Viyana, 1529-1532 arasında Alman, 1532-1535 arasında da Irak, Bağdat ve Tebriz seferlerine katıldı. Bu son sefer sırasında Van Gölü’nün üstünden geçecek üç geminin yapımını başarıyla tamamlaması üzerine kendisine haseki unvanı verildi. 1536′da Pulya (Puglia) seferlerine katıldı. 1538′de yer aldığı Karabuğdan (Moldovya) seferi sırasında Prut Irmağı üstünde yaptığı bir köprüyle dikkatleri üstüne çekti. Bir yıl sonra mimar Acem Ali’nin ölümü üzerine onun yerine sermimaran-ı hassa (saray baş mimarı) oldu. Günümüzdeki bayındırlık bakanlığına eş düşen bu görevi ölümüne değin sürdürdü.




Mimar Sinan, Osmanlı İmparatorluğu’nun en güçlü olduğu çağda yaşamıştır. I. Süleyman (Kanuni), II. Selim ve III. Murat olmak üzere üç padişah döneminde mimarbaşılık etmiş, imparatorluğun gücünü simgeleyen mimarlık başyapıtlarının tasarlanıp uygulanmasında birinci derecede rol oynamıştır. Etkisi ölümünden sonra da sürmüş, her dönemde saygınlığını korumuştur. Atatürk ona ilişkin bilimsel araştırmaların başlatılmasını, onun bir heykelinin yapılmasını istemiştir. 1982′de İstanbul’daki Devlet Güzel Sanatlar Akademisi çekirdek olmak üzere oluşturulan yeni üniversiteye onun adı verilmiştir.



Sinan’ın yetişmesine ilişkin doyurucu bilgi yoksa da, dülgerliği Acemi Oğlanlar Ocağı’nda öğrendiği sanılmaktadır. Acemi Oğlanlar, başka işlerin yanı sıra yapı işlerinde de görevlendirilirlerdi. Sinan daha sonra ordunun yapı gereksinimini karşılayan birimlerinde görev almış, buradaki çalışmalarıyla öne çıkmıştır. Gerek ordunun bu birimleri tarafından usta-çırak ilişkisi içinde gerçekleştirilen yapım ve onarım çalışmaları, gerek orduyla birlikte gittiği yerlerde görme olanağı bulduğu yapılar, Mimar Sinan’ın eğitiminin parçası olmuştur.



Çeşitli kaynaklara göre Sinan 84 cami, 52 mescit, 57 medrese, 7 okul ve darülkurra, 22 türbe, 17 imaret 3 darüşşifa, 7 su yolu kemeri, 8 köprü, 20 kervansaray, 35 köşk ve saray, 6 ambar ve mahzen, 48 hamam olmak üzere sayılamayanlarla birlikte üç yüz elliyi aşkın yapı gerçekleştirmiştir. Elli yıla yakın bir süre Osmanlı İmparatorluğu’nun mimarbaşılığını yapmış olmasına karşın, bunların hepsini onun tasarlayıp uygulamış olduğunu söylemek güçtür. Çoğunluğu İstanbul’da olmak üzere imparatorluğun her yanına dağılmış bulunan bu yapıların bir bölümünü öğrencileri ya da ona bağlı mimarlar örgütü yapmış olmalıdır. Bunların arasında onarımlar da vardır. Bu tür sayılar Sinan’a gösterilen saygıyı ortaya koyar. Onun asıl önemi, yapılarında gerçekleştirdiği deneyler ve getirdiği yeniliklerle Osmanlı-Türk mimarlığını “klasik ” olarak adlandırılan doruğuna ulaştırmasındadır.



Sinan mimarbaşılığından önce de askeri amaçlı olmayan yapılar tasarlamış ve uygulamış olmalıdır. Ama ilk önemli yapıtı İstanbul’da ki Şehzade (Mehmed) Camii’dir. Kendisinin çıraklık dönemi yapıtı olarak nitelendirdiği bu cami, dört ayağın taşıdığı ve dört yarım kubbenin desteklediği bir kubbe ile örtülüdür. Dış görünüşlerin kitlesel etkisi azaltılmış, içerde ise daha aydınlık bir mekân oluşturma yoluna gidilmiştir. Onu izleyen Üsküdar’daki Mihrimah Sultan Camii’nde ise yarım kubbelerin sayısı üçe indirilerek daha rahat bir iç mekân araştırılmıştır.



Osmanlı-Türk mimarlığının en önemli yapılarından biri Süleymaniye Camii ve Külliyesi’dir. Sinan kalfalık dönemi yapıtı olarak adlandırdığı bu yapıda İstanbul’daki Bayezid Camii’nde kullanılan taşıyıcı sistemi yinelenmiş, dört ayak üstüne oturan kubbeyi giriş-mihrap yönündeki yarım kubbelerle desteklenmiştir. Bu, Ayasofya ile ortaya atılan strüktür sorunun, onun tarafından bir kez daha ele alınışıdır. Süleymaniye, darülkurrası, darüşşifası, hamamı, imareti, altı medresesi, dükkânları ve Kanunî Süleyman ile Hürrem Sultan’ın türbeleriyle büyük bir alana yayılmış kentsel bir düzenlemedir ve Türkler’in dinsel yapılara toplumsal hizmet yapısı içeriği katmalarının en önemli örneğidir. Kubbe ve yarım kubbeler, yüklerini, uyumlu geçişlerle bir sonrakine iletirler. Yapı bu düzenden gelen bir dinginlikle, İstanbul’un Haliç’e bakan tepelerinden birinde yer alır. Dönemin önde gelen tüm sanatçılarının katkıda bulunduğu Süleymaniye, her ayrıntısıyla bir bütün olarak ele alınmıştır. Yedi yıl gibi kısa bir sürede bitirilmiş olması Sinan’ın mimarlıkta olduğu kadar örgütleme alanındaki dehasını da ortaya koyar. Yapının yapıldığı döneme ışık tutan muhasebe defterleri de günümüze kalmıştır.



Sinan yapı ile çatı örtüsü için en yetkin taşıyıcı sistemi, en yetkin biçimi bulmak yolunda deneyler yapmış, hatta zaman zaman geçmişte kullanıp sonra terkedilen yöntemleri yineleyerek bunların nasıl ileri götürülebileceğini araştırmıştır. Kimi zaman bu tür deneyleri birbirine koşut olarak sürdüğü de görülür. İstanbul’daki Sinan Paşa Camii gibi kimi yapıları, kubbeyi altıgen bir plana oturtmayı denemesiyle Edirne’deki Üç Şerefeli Cami’yi anımsatır. Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Camii’nde olduğu gibi ana mekânı tek bir kubbeyle örten camileri, erken Osmanlı dönemi camilerini düşündürür. Denemelerinin en ilginçlerinden biri gene İstanbul’daki Piyale Paşa Camii’dir. Burada kökenleri erken Osmanlı döneminden de önceye giden ve yapıyı çok sayıda küçük kubbe ile örten çok ayaklı cami şemasını ele almıştır.



Bütün bu deneyler onu başyapıtlarından birine, Edirne’deki Selimiye Camii’ne götürdükleri için önemlidir. Sinan ustalık dönemi yapıtı olarak nitelendirdiği bu camide daha önce İstanbul’daki Rüstem Paşa Camii’nde çözmeye çalıştığı bir sorunu, yani kubbeyi sekizgen bir plan üstüne oturtma düşüncesini uygulamıştır. Böylece, taşıyıcı ayaklar incelmekte, yükleri ileten öğelerin küçülmesiyle de kubbe, yapıdaki en önemli mekân belirleyici öğe durumuna gelmektedir. Sinan burada 31 m’yi geçen çapıyla en büyük kubbesini gerçekleştirmiştir. Külliye’nin öteki yapıları camiye göre arka planda tutulmuştur. Selimiye, strüktüründen mekân oluşumuna, oranlarından süslemelerine kadar Klasik dönem Osmanlı-Türk mimarlık bireşiminin dilini ortaya koyan, kurallarını belirleyen çok önemli bir başyapıttır.



Sinan öteki yapıtlarında da araştırıcılığını sürdürmüştür. Türbeleri buna örnektir. Şehzade Mehmet Türbesi’nde dilimli kubbe kullanmış, alışılmadık ölçüde süslü bir yüz düzenlemesine gitmiştir. Kanuni Süleyman Türbesi’nde de iç mekân ile dış görünüş arasında bir denge kurmak amacıyla örtü olarak, Osmanlı-Türk mimarlık geleneğinde çok sık kullanılmayan çift yüzlü kubbeyi seçmiş, iç kubbeyi yapının içindeki ayaklara, dış kubbeyi de dış duvarlara taşıtmıştır. II. Selim Türbesi’nde ise geleneksel altı ya da sekizgen plan yerine, yapı öğeleri arasında karşıtlık yaratan, köşelerin kesik kare planını seçmiştir. Sinan’ın, denemeci tutumunu öteki işlevlerde de sürdürdüğü gözlenir. Her zaman işleve, taşıyıcı sisteme, yapının bulunduğu yere göre en uygun olacak biçimi araştırmıştır. Yola çıkış noktası geleneksel biçim ve plan şemaları olmasına karşın, bunlara katı bir biçimde bağlı kalmamış, koşulların gerektirdiği yerlerde yeni biçimlere yönelmiş, böylece eski ile yeni arasında bir bağ oluşturabilmiştir.

Sinan’ın yapıları mimarlık bakımından olduğu kadar mühendislik bakımından da önem taşır. Bu nedenle “ser mimârân-ı cihan ve mühendisân-ı devran dünyadaki mimarların ve zaman içindeki mühendislerin başı” diye anılmıştır. Yapılarının çoğunun 400 yıl sonra bile ayakta duruyor, hatta kullanılıyor olması, onların taşıyıcı sistemlerine olduğu kadar temellerine de özen gösterilmiş olmasındandır. Sinan’ın mühendis yanı su yollarıyla köprülerinde ortaya çıkar. Bunlarda zamanının sahip olduğu tüm mühendislik bilgilerini uygulamış, hatta kimi zaman onları aşan, ileri götüren tasarımlar gerçekleştirmiştir. İstanbul’un su sorununu çözmekle görevlendirilmiş, bentleriyle, tünelleriyle, su yolları ve su yolu kemerleriyle, biriktirme ve dağıtma yapılarıyla uzunluğu 50 km’yi aşan ve Kırkçeşme adıyla bilinen su yapılarını gerçekleştirmiştir. Süleymaniye Külliye’sine 53 milyon akçe harcanırken Kıkçeşme yapılarına 43 milyon akçe harcanmış olması da zamanında bunlara verilen önemin bir başka göstergesi olmaktadır. Sinan, köprülerini de en az öteki yapıtları kadar önemsemiş, toplam uzunluğu 635,5 m’yi bulan Büyükçekmece Köprüsü ile sağlam olduğu kadar güzel de olan bir yapıt diye övünmüştür. En geniş açıklığı örtecek kubbeyi, en ince ve uzun minareyi araştırmak, böyle bir minaredeki şerefelere birbirleriyle kesişmeyen üç merdivenle çıkmayı denemek, bu mühendislik dehasının yaratıcılığını ortaya koyan örneklerdir.

Mimarlık, kimi zaman, içinden çıktığı toplumun genel yapısıyla uyum içinde olan bir bütünlüğe erişir. Bu, kendi gününün gereksinmelerini kendi olanaklarıyla karşılayan, ama geçmişin deneyim ve anılarını da içeren bir bireşimdir. Yapı gereçleri, yapım yöntemleri, elde edilen biçimlerle ve onlar da yerel-iklimsel koşullarla uyum içindedirler. Bunları birbirlerinden ve içinde bulundukları toplumsal koşullardan soyutlamak olanaksızdır. Ortaya çıkan biçimler toplumun büyük bir çoğunluğunca benimsenen simgelere dönüşür. Toplumu neredeyse yapılarıyla özdeşleştirmek olasıdır. Bu yalnız belli bir yere ve çağa özgü, başka bir benzeri olmayan bir mimarlık demektir. İşte Mimar Sinan böyle bir süreç içinde yer almaktadır. Tek tek yapıtlarından çok, mimarlığı uyumlu ve kendi içinde tutarlı bir bireşime götürme yolundaki çalışmalarıyla önem taşır. Osmanlı-Türk mimarlığı onunla birlikte bireşim sürecini tamamlamış, arayış aşamasından klasik dönemine geçmiştir. Bu geçiş, biçim olarak kubbeyi, düzenleme ilkesi olarak da merkezi planlı yapıyı anıtsal bir mimarlığın en önemli öğesi olan kubbeyi ve ona bağlı taşıyıcılar sistemini en yalın ve açık biçimde kullanıp onu anıtsal mimarlık düzenlemelerinin çekirdeği durumuna getirmek Osmanlı-Türk mimarlığının dünya mimarlığına bir katkısıdır. Böylece hem Doğu, hem Batı ile ilişki içinde olan, Anadolu ve Akdeniz kültürlerine sahip çıkan bir Osmanlı-Türk İslam mimarlık bileşimi ortaya çıkmıştır. Bu, yapıya katkıda bulunan öteki sanatları da etkilemiş, imparatorluğun her yerinde ki yapı eylemleri için yol gösterici olmuştur.

YAPITLAR (başlıca): Şehzade (Mehmed) Külliyesi, 1543-1548, İstanbul; Rüstem Paşa Külliyesi, 1544-1555, Tahtakale/İstanbul; Barbaros Hayrettin Paşa Türbesi, 1546, İstanbul; Hayrettin Paşa Hamamı (Çinili Hamam) 1546, Zeyrek/İstanbul; Mihrimah Sultan Külliyesi, 1547-1548, Üsküdar/İstanbul; Rüstem Paşa Medresesi, 1550, Cağaloğlu/İstanbul; Süleymaniye Külliyesi, 1550-1557, İstanbul; Zal Mahmut Paşa Külliyesi, 1551-1566, Eyüp/İstanbul; Sinan Paşa Külliyesi, 1553-1555, Beşiktaş/İstanbul; Kırkçeşme Su Yapıları, 1555-1563, Alibey Köyü/İstanbul; Haseki Hürrem Sultan (Çifte) Hamamı, 1556, Sultanahmet/İstanbul; Rüstem Paşa Kervansarayı, 1560, Edirne; Mihrimah Sultan Külliyesi, 1562-1565, Edirnekapı/İstanbul; Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi, 1564-1569, Lüleburgaz; Büyükçekmece Köprüsü, 1566-1568, İstanbul; Sultan Süleyman Kervansarayı, 1566-1567, Büyükçekmece/İstanbul; Selimiye Külliyesi, 1567-1575, Edirne; Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi, 1571-1572, Kadırga/İstanbul; Piyale Paşa Camisi, 1573-1577, Kasımpaşa/İstanbul; Sultan II. Selim Türbesi 1574-1577, Ayasofya/İstanbul; Sokullu Mehmet Paşa Camii, 1577-1578, Azapkapı/İstanbul; Valide Sultan Külliyesi, 1577-1583, Üsküdar/İstanbul; III. Murat Köşkü, 1578, Topkapı Sarayı, İstanbul; Kılıç Ali Paşa Camisi, 1580, Tophane/İstanbul; Şemsi Ahmet Paşa Camisi, 1580, Üsküdar/İstanbul.


Kayıtlı

suzy
Global Moderator
Hero Member
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2398


İnsanlara üçüncü bir şans verme - ikide kal...


Site E-Posta
« Yanıtla #6 : Ekim 15, 2008, 01:03:24 ÖÖ »











Mimar Sinan Paşadere Kemeri

Osmanlı döneminin su mimarisini en iyi yansıtan örnekler arasında ise, Mimar Sinan’ın günümüze kadar ulaşan pek çok eseri bulunuyor. Bahçeköy-Kemerburgaz yolu üzerinden geçen, orman dokusuna çok yakın olduğu için yaz aylarında sadece bir kısmı görünen kemer, bunlar arasında en iyi bilinenlerin başında geliyor.
........................................


...............................






« Son Düzenleme: Ekim 15, 2008, 01:18:12 ÖÖ Gönderen: suzy » Kayıtlı

Red_deviL_
Mümin ÖZOĞLU
Full Member
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 122


Kırmızı Dünya

red_devil_moonlight@hotmail.com
Site E-Posta
« Yanıtla #7 : Eylül 16, 2009, 09:19:06 ÖS »

hayran kalmamak elde değil  muhteşem eserleri var bunu bütün dünya biliyor..
Kayıtlı

..:: Kırcaali FM ::..

Kırcaali FM Dinlemek için İmzayı tıkla!

kircaaligenclik.net
kircaaliliyiz.biz
kircaalifm.com
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.085 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu